Gulshan21

İnsanoğlu doğduğu günden ölene dek, bütün hayvanlar gibi kendinin dışında kalmaya mahkûmdur. Ömrü boyunca, yaşamak yerine üstün nitelikli, daha karmaşık bir bitkisel hayat sürer. Var olduğunu bile bilmediği bazı kıstaslara farkında olmadan uyar, fikirleri, duyguları, eylemleri tamamen bilinçsizcedir; bunun nedeniyse insanların bilinçsizliği değil, iki farklı bilince sahip olmamalarıdır. Ellerindekinin sadece bir yanılsama olduğunu sezebilmek – en büyük insanların varabileceği nokta da budur işte, yalnız bu.”
Sayfa 203·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Condillac ünlü eserine şöyle başlar:“Ne kadar yukarı tırmanırsak tırmanalım, ne kadar aşağı inersek inelim, asla duygularımızın dışına çıkamayız.” Asla kendimizden yelken açamayız. Asla bir başkasına varamayız, bunun tek istisnası, düş gücüyle kendimizi başkalaştırdığımız, kendi kendimizi hisseder hale geldiğimiz durumlardır. Gerçek manzaralar bizim yarattıklarımızdır, çünkü onların tanrısı bizizdir ve gerçekte oldukları gibi, yani yaratıldıkları gibi görürüz onları. İlgimi çeken ve gerçekten görebileceğim yer Dünya’nın Yedi Bölgesi’nden hiç biri değil, sahiden benim olan, bir uçtan bir uca kat ettiğim sekizinci bölgedir. Geçilmedik deniz bırakmamış olan biri, kendi tekdüzeliğinde gezinmiştir sadece. Dünyada var olandan çok daha fazla denizde seyrettim, dünyadakinden çok daha fazla dağ gördüm. Gerçek şehirlerden daha kalabalık şehirlerden geçtim ve hiçbir yerin geniş, mutlak nehirleri dalgın bakışlarımın karşısında aktı. Yolculuklara çıkmış olsam, olsa olsa hiç seyahat etmeden gördüklerimin soluk kopyaları çıkacaktı karşıma. Başka insanlar ziyaret ettikleri memleketlerde yabancıdır, isimsizdir. Ben ise gittiğim yerlerde sadece yabancı bir seyyah olmanın gizli zevki değil, ülkenin başındaki kralın haşmeti, geleneklerini koruyan halk, bu milletin ve komşularının bütün bir tarihi oldum. Manzaraları, evleri; her şeyi gördüm, çünkü her şeydim – imgelemimin özünden, Tanrı’da yaratılmıştı hepsi.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Yazdıkça kendimi kaybediyorum, ama kendini kaybetmeyen insan yoktur, yaşamak başlı başına kendini kaybetmek demektir. Ne var ki isimsiz kaynağından fışkırdığı andan itibaren biricik hedef bellediği denize kavuşmuş bir ırmağın sevincini yaşatmıyor bana kaybolmak, yükselen denizin kumda bıraktığı bir gölcüğüm ben, kumlar suyumu usulca emecek ve denize asla dönemeyeceğim.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Uyurken hayat ve sanat tamamen hükümsüz kalır, varlıklardan, insanlardan tamamen uzaklaşırsınız, hatırasız,yanılsamasız bir gecedir uyku – ve nihayet, geçmişin de, geleceğin de olmayışıdır.
Sayfa 215·Kitabı okudu
Bütün mesele dünyayı kavrayışımızdan kaynaklanıyor: Dolayısıyla dünyayı kavrayışımızı değiştirirsek dünyayı da kendimiz için değiştirmiş oluruz, çünkü o durumda dünya bizim açımızdan, şu an olduğu gibi kalmamış olacaktır. Kalemimize bir solukta koca bir sayfa yazı döktüren içimizdeki dürüst taraf, ölmüş duyarlılığımızı canlandırmamızı sağlayan reform – işte budur gerçek, bizim gerçeğimiz, biricik gerçek. Dünyanın geri kalanı seyirliktir sadece, duygularımızın sınırlarını belirleyen çerçevelerden, düşüncelerimizi içine alan ciltlerden ibarettir. Ve bu, canlılarla, evler, afişler, kıyafetlerle bezenmiş rengârenk manzaralar için de geçerlidir, tekdüze ruhların aynası olan renksiz manzaralar için de; tekdüze ruhlar eski kelimelerin, eprimiş jestlerin sırtında arada bir yüzeye vurur ve sonra tekrar insan sözünün temelinde yatan aptallığa gömülürler.
Sayfa 216·Kitabı okudu