Gulshan21

Kendine saygısı olan her ruh hayatı En Uç’ta yaşamak ister. Size verilenlerle yetindiğiniz takdirde, köleden farkınız kalmaz. Olanın fazlasını isteyince çocuk gibi davranmış olursunuz. Biraz daha fazlasını elde etmek ise deliliktir. En Uç’taki hayatı yaşamak, hayatın sınırlarını zorlamak anlamına gelir, ama bunu yapmanın üç yolu vardır ve belli bir seviyeye gelmiş her ruh, kendi yolunu bulmalıdır. Yaşanmış bütün duygular, dışa vurulmuş bütün enerjiler boyunca Odysseus gibi upuzun bir yolculuğa çıkarak, hayata azami ölçüde sahip olabilir, en üst seviyede yaşayabiliriz. Ne var ki, dünya dünya olalı, insanlar arasında her şekilde her şeye sahip olmuş olup da, bütün yorgunlukları içine alan bir yorgunluğa teslim olarak gözlerini kapatabilmiş olanlar çok nadirdir.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her yörenin kendine has bir şivesinin olmasındaki evrensel yön, hayatı gelişine göre yaşayan insanların teklifsiz konuşmalarıdır, birbirine benzeyen varlıkların çeşitliliği, hayat tarzlarının karman çorman, art arda dizilişi, halklar arasındaki farklar, ulusların zenginliğidir. Kendi kendimizin ebedi yolcuları olarak, bizim için olduğumuz şeyden başka manzara yoktur. Hiçbir şeye sahip değiliz, çünkü kendi kendimize sahip değiliz. Hiçbir şeyimiz yok, çünkü hiçbir şey değiliz. Hangi ellerimi uzatayım, hem hangi evrene doğru? Çünkü evren, bana ait değil: Ben, evrenim.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Anladım ki hissetme yetisine sahip olmayanlar çıkıyor yolculuklara. İşte bu nedenle seyahat kitapları, deneyimleri aktaran yapıtlar olarak değerlendirildiğinde pek zayıftır, çünkü yazarlarının düşleminden yoksundurlar. Yazarları, eğer hayal güçleri varsa, gördüklerini iddia ettikleri manzaraları, ister istemez gelişigüzel aktarmak yerine, hayallerinden fırlamış bayrakları, manzaraları bütün ayrıntılarıyla, kılı kırk yararak aktarırlarsa çok daha fazla büyülerler bizi. Hepimizde miyopluk var, bir tek kendi içimize bakarken kurtuluruz bundan. Sadece düş, bakarak görebilir.Aslında, yeryüzünde iki şeyi tecrübe ederiz sadece: evrensel olanı ve özel olanı. Evrenseli tarif etmek, bütün insanların ruhunda, herkesin deneyiminde ortak olan şeyi tarif etmektir – derin gökyüzünü ve yanı sıra ondan doğan, onda gerçekleşen gündüzü ve geceyi;
Sayfa 172·Kitabı okudu
Vazgeçmek, kendimizi özgür kılmamız demek. Hiçbir şey istememek ise, güç sahibi olmak anlamına gelir.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Yazmak, unutmaktır. Bunun yanı sıra edebiyat, hayatı görmezden gelmenin de en hoş yoludur. Müzik bizi yatıştırır, görsel sanatlar uyarır, canlı sanatlar (dans ya da gösteri gibi) avutur. Ne var ki bunlardan birincisi hayattan uzaklaşır giderek, çünkü onu bir uykuya dönüştürür; ikinci sırada gelenlerse hayattan kopmaz – bir bölümü görsel, dolayısıyla hayati yöntemler üzerine kurulu olduğundan, geri kalanlar ise, bizzat insan hayatından beslendiklerinden. Edebiyatın durumu bambaşkadır, o hayatlık taslar. Bir roman, asla olmamış bir şeyin öyküsüdür, bir dram ise öyküleme tekniği kullanılmamış bir romandır. Bir şiir, dizeler halinde konuşmadığımıza göre, aslında kimsenin kullanmadığı bir dile dökülmüş düşünce ya da duyguların ifadesidir.
Sayfa 165·Kitabı okudu