Günlerin yüzeyselliği ve acelesi içinde yaşarken dünyada belli bir istikrar olduğu zannedilebilir: güneş doğar, batar, hayatını ritimini belirler; aslında ışığın altında gölge, gölgenin altında karanlık izlenmektedir. Kendi yıldızımız tam tepe noktasına ulaştığında bedenlerimizin çevresinde gölge kalmaz; ışık bir an için her şeye Egemen olur ama bu tek bir andır; o andan sonra karanlık bizi geceye sürükleyene dek yeniden artar.
Bizim hayatımızda bu yasaya tabidir: yüreğimizde ve düşüncelerimizde hep gölge vardır ve biz gölgenin olmadığına ve zihnimizin her şeye egemen olduğuna inandığımız sürece bu gölge sessizce işler ve yayılır.