"İçim yanıyor aslında. Bir alev yakıp kavuruyor yüreğimi."
"Sana geçer demeyeceğim. Ama alışacaksın zamanla."
"Geçmiyor değil mi?"
"Geçmiyor. Bazen yakıp kavuruyor, bazen buz gibi olup üşütüyor yüreğini ama geçmiyor. Zaman geçtikçede alışıyorsun o acılara ve hayatının bir parçası oluyor."
"Çok güzel tasvir ediyorsun. Yakından tanıyor gibi.."
"Gibisi fazla."
"Ben çok acı çektim sanıyordum. Şimdi bakıyorumda hiç acı çekmemişim. Öyle olsa şuan yüreğim bu denli yanmazdı. Sense benim şuan yaşadığım acıları ezbere biliyorsun."
"Hayat, insana her şeyi öğretiyor ve zaman, insana her şeyialıştırıyor."
"Alışacak mıyım?"
"Kabullendiğin zaman alışacaksın. Sonra her nefeste. hatırlayıp bile isteye canını yakacaksın. İyileşmek üzere olan yarayı kuracalayıp kanatmak gibi."
"Neden? Neden kanatmak isteyeyim ki?"
Çayından büyük bir yudum alıp hafif tebessüm ederken kocasındaki gözlerini denize çevirdi.
"Unutmamak için. Yaşadığın acıları unutupta tekraryaşamamak için."
"Bir nevi savunma mekanizması."
"Öyle."