..insanoğlu doğaya açılma, yeni keşifler yapma, sağda solda gezinme konusunda büyük bir arzu duyarken, sonra yine geleneklerin getirdiği kısıtlamalara itaat etme dürtüsünden dolayı etrafıyla ilgilenmemeye başlıyor.
Durmak bilmeyen bir gezgin bile sonunda kendi vatanını özler ve uzak diyarlarda bulmayı umduğu mutluluğu yuvasında, eşinin kolları arasında, çocuklarında ve işinde bulur.
İnsanın doğası belli sınırlara sahiptir; sevince, kedere, acıya belli bir dereceye kadar dayanabilir ve bu hisler aşırı arttığında insan tükenir. Bu nedenle söz konusu olan insanın zayıf ya da güçlü olması değil, aksine önemli olan ister ahlaki ister bedensel olsun yaşadığı kederin boyutuna katlanabilmesidir.