"Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla."
Bu sözler bir tiyatro müsameresi gibi gözünün önünden geçerken yağmur usul usul düşmeye başlamıştı. Gölü, boşluğa düşen ışıltılı kareleri izliyor, içi huzurla doluyordu. Evvelki karamsarlık ve hüzün, yerini tarifsiz mutluluğa bırakmıştı şimdi. Ve hâlâ yaşıyordu. Sanki her şey bu yağmur içindi yahut yağmur bu her şey için...
Gökyüzünde bir kuş olamamıştı elbet, gökyüzünü, yıldızları seyredebilmişti ama. Onları çırılçıplak tüm ışıltılarıyla, sevincin dansıyla görebilmişti. Çocukça ama saf ve güzel bir histi bu.
Seviyor ve hayranlık duyuyorum, dünyaya düşmüş bu masala; peri masalına. Ama bir süre sonra ne oluyorsa sihir tozu gibi siliniyor bu güzel hasletler, bu şemail, renkler ve desenler yok olup gidiyor muhayyilemden.