“Üç iyi, üç de kötü şey vardır," dedi. “Üç şey vardır ki âdemoğlu kurtulmuştur: Öfke hâlinde de hoşnutluk hâlinde de âdil davranmak, açıktan da gizliden de Yaradan'dan korkmak, zenginlikte de fakirlikte de israftan kaçınmak. Ve üç şey vardır ki âdemoğlu helak olmuştur: İhtiraslara boyun eğmek, nefsin heva ve heveslerine ittiba etmek, kibirli olmak."
Eminim bunu benden çok daha iyi yapan okurlar vardır ama ben de kendi adıma mümkün olduğunca klasikleri ya da kendi ilgi alanımdaki eserleri okumanın yanı sıra günümüzün yazarlarını da okumaya takip etmeye çalışıyorum. Bu bağlamda Mehmet Durmaz da yeni bir yazar ama İnsiyak adlı romanını bilinen, kült, ünlü bir yazarın eseri olarak elime tutuştursalar, kesinlikle yakın zamanda yazılmış bir kitap olduğunda ısrar etmezdim.
Bundan iki yıl önce, popüler bir yazarın kendisi gibi popüler bir romanını, birbirini izleyen nasihatlerin, bilgiçlik kokan ve onay bekleyen soruların yanı sıra aşırı didaktik üslubu nedeniyle oldukça sıkıcı bulmuştum. Ama bu romanda nasihatler, duygular, hikayenin akışı adeta güzel bir biçimde bir kaneviçe üzerine adeta nakşedilmiş.
İnsiyak bünyesinde kurgulanan hikaye bünyesinde ağırlıklı olarak şu hususlara değinmiş yazar:
- Hayatın anlamı, gayesi, özü,
- Gerçek sevginin, gerçek aşkın (gerek mistik, gerek insani, gerekse mecazi olarak) tanımları,
- Tabiat, insan ve hayvan sevgisi,
- Sabır, kanaat, olgunluk, bilgelik, değer bilmek, adalet, merhamet vb. erdemler,
- Haklı-güçlü, iyi-kötü, güzel-çirkin, hırs-kanaat paradoksları,
- Merak, bilim, hurafe ve taassup,
- Yalnızlık, çaresizlik, vazgeçiş, çekip gitme arzusu gibi melankolik ruh halleri,
- Yol, irade ve gönül pusulası,
- "Bazen de kendi akışına bırakmalı" realitesi,
- En güzel varlık olarak yaratılmış insanın ne kadar gaddarlaşabileceği,
- Ezip bırakanlar ve iz bırakanlar,
- Yanmadan yakmaya çalışanlar,
- Vesaire vesaire...
"Bu kadar kusur kadı kızında da olur" misali, eserde yer yer yazım hataları mevcut ancak bunlar hem sayıca çok azlar hem de okumanın akışına engel olacak mahiyette