Senin bildiğin aşk biyolojik bir dürtüden ibaret; hormonlarınla kimyandan kaynaklanıyor. Kolaylıkla değişebilir - kimyandaki ufacık bir değişim "en yüce gerçek" sandığın o aşkın yok olmasına yetecektir. Sen tutkuya "aşk" diyorsun. Bu ayrımın hatırlanması gerekiyor...
"Bu şehir mi zıvanadan çıkmış, yoksa insanlar mı çıldırmıştı?"
Ve bu şehir; gecesinde cinayet, hırsızlık, fuhuş, esrar nice asayiş olaylarıyla, sabaha kadar belalı geçer. Gecelerini bilmeyenler için şatafatlı görünür ama bol makyajlı bir kocakarıdır Ankara.
Ankara'da geceyi yaşamak ile gündüz nefes almanın arasındaki kırmızı çizgi, cinayete kurban giden fail-i meçhullerdir.
Başkentin, fail-i firar suçlarında, polisle oynanan hangi satranç oyununun, hangi karesinde, kaçıncı hamlesin?
ŞAH MAT YAPMADIĞIN SÜRECE SEN DE KURBANSIN?
"Başkent Ankara'nın Çinçin Mahallesi, işlenen tuhaf suçlarla bir efsanedir. O sabah Çinçin 'deki bir gecekondunun vişneçürüğü dış cephe boyası, diğer evlerin beyaz kireç renkli boyalarından çok farklıydı. Gecekondunun, sadece bir köşesinin duvarı ayakta kalmıştı. O köşe duvar, iki yana üç metrelik uzunluğuyla bu evin ayakta kalan son kalıntısıydı. Duvarın iç tarafında oturur vaziyette, sırtını duvara yaslamış, kimliği belirsiz bir erkek cesedinin bulunduğu, tüm polis telsizlerine düşmüştü. Bu son kalıntının, iç cephesindeki kirli beyaz badanası üstüne, cesedin akan kanıyla "Tanrı'nın Beğenmediği Kadın" yazısı yazılmıştı."