Tutanamayanlar adlı romanı başka bir isimle adlandıramazdı cidden. Aslında ilk başta sıkıcı ve neyi anlatmaya çalıştığını anlamadım daha sonrasında Oğuz Atayın yazı uslubundan kaynaklandığını düşünüyorum ki beni sürekli okumaya sürukledi. Bu kitabın bir hayali ürünü olduğunu kesinlikle düşünmüyorum çok gerçek hayattan esinlenmiş gibi aslında zaten insanların yaşadığı olaylari Selim ve Turgut üzerinden bize aktarılmaya calisilmis ve yedi yüz sayfalıkbir kitap aslında duz mantiken baktigimizde çok gereksiz sayfa sayisi fakat çok düşününce baya etkili yaziyla devami gelirdi kitabin. Turgutun gözünden Selim bir başka bu nasil dostluk diye düşündüm yani Selime dair her şey ile ilgili bilgisi var kendisine karsi bile bu kadar iyimser değil turgut selimin olumunden sonra buhran dönemi yaşamış genel olarak çok beklentim vardi bu kitaptan fakat büyük bir şey beklememekte gerekirmiş ama bi yanımda kitaba bayildim gibi çünkü çok farklı hisler le kelimelerle ifade tarzi çok hoşuma gitti oguz atayı okuyorum begeniyotum ama yazi uslubu çok agir geliyor. Bu kitabi okurken keşke Turgut gibi bizi dusenen biri olsa dersiniz fakat sevgiye geç kalmazsa tabi. Bence Turgutun Selimle olan ilişkisi geç kalmış bir sevgisizligin verdiği vicdan azabı vardi diye düşünüyorum.