Dayak yemenin verdiği acı, gözleriyle gördükleri ya da kulaklarıyla duydukları şeyler gibi uzak ve sönüktü. Yarı canlı, hatta çeyrek canlı bile sayılmazlardı içinde belli belirsiz kanat çırpan hayat kıvılcımlarının olduğu kemik torbalarından ibarettiler.
Onu öldüren iş elinden alınınca bir köpeğin kalbinin nasıl kırıldığından söz ediyor, kızak çekmeyecek kadar yaşlanmış veya yaralanmış köpeklerin koşumdan çıkarıldığı için öldüğünden bahsediyordu
Hem dave, zaten öleceğinden, kızak çekerken, içi rahat ve memnun bir şekilde ölmesinin merhametli olacağını düşünüyorlardı.
Bu yazarın birkaç kitabını okudum lakin hiç şiir kitabını okumamıştım bugüne kısmetmiş. Değişik bir şiir kitabı okudum diğer okuduğum hiçbir yazarın şiir kitabına benzemiyor. Bir iki satırı hah beğendim derken diğer satırlarda tepetaklak oldum resmen. Yazar kendine münhasır bir şiir çerçevesi inşa etmiş anlaşılan.