peru lama

peru lama
@KitapSevenLama
Ot yemek ve hoşlanmadığım şahısların yüzüne tükürmekten arta kalan zamanımı kitap okuyarak değerlendiriyorum.
Puan vermedi·260 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Buradaki incelemelere dayanarak almaya karar verdiğim bir kitap. Aniden gelen dilbilim üzerine okuma yapma isteğinin bir sonucu. Okuyalı en az üç ay oldu aslında. Bir noktada pandemiye o kadar kapılmıştım ki yaşadığımı falan bile unutmuştum. O yüzden 1000Kitap'a girmeye de ara vermiştim haliyle. Şu an yaşama geri döndüğüm için incelemesini gireyim dedim. Yeni başlayan, herhangi bir terim bilmeyen, "öyle ilgileniyorum işte" kitlesi için gayet uygun bir kitap bence. Ha, eğer dilbilim, dillerin yapıları hakkında üç beş biliyorsanız daha iyi olur bence. Daha rahat okunur. Çünkü yazar herkese hitap edecek bir dille yazdıysa da "başlangıç kitabı olsun" gibi bir iddiası yok. Hatta bir noktada cidden istatistiğe ve kavramlara bağlıyor ki o noktaları "filoloji okumuyorum ne de olsa" diyerekten pas geçtim. Sona doğru biraz bozsa da okurken öyle sıkıldım. Gayet güzel akıyordu. Sanırım ben alan hakkında az biraz bilgili olduğum için öyle çok aşırı bir şey öğrendim diyemeyeceğim. Dillerin nasıl oluşup geliştiğiyle ilgili birkaç havalı bilgi, kafamdaki bazı düşüncelerin yazar tarafından da ele alındığını ve ikimizin ortak düşündüğünü görmek.... Sonuç olarak dilin insanlığın nasıl bir parçası olduğunu ve beynimizin nasıl karmaşık bir yapı olduğunu bir kez daha takdir etmemi sağladı bence. Keşke ne kadar harikulade varlıklar olduğumuzu fark etsek ve birbirimize daha fazla saygıyla yaklaşsak...
Dilin TarihiSteven Roger Fischer · İş Bankası Kültür Yayınları · 2013184 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

peru lama

, bir kitap okudu
Puan vermedi·260 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Steven Roger Fischer
8.3/10 · 184 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Babası tarafından yeterince değerli bulunmamış bir prens, bir yanlış anlaşılmadan dolayı hüküm giyerek sürgüne gönderilir.... Nereden başlasam? Madeline Miller'ın ilk kitabı olmasına rağmen adeta bir ustalık eseri bu kitap. Hiçbir teknik kusur yok. Eksiklik yok. Fazlalık yok. Budur işte dedirtecek bir kitap. Babasının hor gördüğü çelimsiz bir prens olan Patroclus'un kendini çağının en büyük savaşçısının sevgilisi olması.... Hikaye öyle güzel işlenmiş ki! Açıkçası gerçekten Akhilleus'u Patroclus'un gözlerinden gördüm okurken. Sanırım okurken en çok hoşuma giden şey hikayenin yumuşaklığı oldu. "Tam olarak burada başladı" diyebileceğiniz bir an yok. Dünyanın en dengeli ilişkisi değil belki, Akhilleus'a da çok kez sinir olmuş olsam da, yazar öyle sağlam iş çıkarmış ki, haksız bile olsa, ona da hak vermiyor değildim. Akhilleus'un öyküsünün nasıl biteceğini biliyordum zaten. Buna rağmen son ana kadar merak ediyordum. Aslında, kitap bana fazlasıyla Yunan mitolojisindeki Danaë'nin hikayesini hatırlattı. Torunu tarafından öldürüleceğini öğrenen kral, asla hamile kalmasın diye kızını zindana kapatır ve tam olarak bu yüzden Danaë, Zeus'un radarına takılır. Onun gibi bir şey. Patroclus sevdiği adamın öleceğini bildiğinden en azından buna kendini hazırlayabilmek için ne zaman öleceğini sorar tanrıça annesine Akhilleus'un. Aldığı cevap, aslında Akhilleus'un ölmesinin sebebidir bence. Kehanetin gerçekleşmesini önlemeye çalışırken o kadar çok zaman kaybettiler ki bu zaman zarfında gerçekleşen bir olay o kehanetin gerçekleşmesini zorunlu kıldı. Halbuki "Önce Hektor ölecek." lafını duyup bundan "Hektor ölmezse sen de ölmezsin" anlamını çıkarmasalar, işler tam tersi gelişebilirdi belki. Yazarın zekası da burada devreye giriyor işte. Adeta bir deha, olayları asla öngöremeyeceğiniz
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,4bin okunma