Çok beklentim olmadan kafamı dağıtsın diye okuduğum bir kitaptı. Gayet keyif alarak okuduğumu söyleyebilirim.
Kitaba ısınmam gayet kolay oldu. (Fantastik kitaplara ısınmak özellikle çok fazla yeni kavrama alışmanız gerektiği için biraz zor olabiliyor.) İki kitaptan oluşan bir serinin ilk kitabı ve aslında yazarın başka bir serisiyle bağlantılı ama anlamak için onu okumanıza gerek yok, şahsen ben okumadım.
Kitap, bir hırsızlık çetesinin imkansız denebilecek bir görev için kiralanması hakkında. Kitap bana fazlasıyla Locke Lamora'nın Yalanları'nı hatırlattı. Tek fark, Scott Lynch'in kat be kat daha iyi bir yazar olması. Örneğin LLY'de karakterlerin baaşrılı bir hırsız olmalarının altında yatan sebep doğal yeteneklerinin arkasında yıllar boyunca bu iş için eğitim almaları. KM'de çetedekiler "çok yetenekli" ama yaşları on altı-on yedi. Yanı sıra yazar karakterlerine bu yaşları vermesine rağmen, ki bunda bir sıkıntı yok, bunu karakterlerin yaşına yansıtmış mı? Hayır. LLY'de Locke'un aşırı egosunun ve kibrinin kokusunu buram buram alırken KM'de herkes otuz yaşındaymışçasına olgun.
Yanı sıra yazar tekniğini deneyimine rağmen geliştirmekte pek başarılı olamamış. Birinci kişi ağzından ilahiye kaydığı yerler okurken beni biraz sinir etti. Yanı sıra karakterlerin duygularını tam yansıtamamış yazar kanaatimce. Kitabın sonuna doğru, yazar, okuyucuyu heyeceanlandırmak için "plot twist" yapmaya çalışıyor ama iyi bir fantastik okuyucusu olarak ben çok etkilenmedim. Kızıl İsyan gibi sağlam bir yazar tarafından yazılmış fantastik romanlarda yazarın sadece beş sayfada bütün olayların yönünü değiştirdiğini gördükten sonra yazarın sunduğu "Ah bakın aslında bu adam kötü biriymiş. Aslında manyağın tekiymiş her şey onun başının altından çıkmış. Çok hain planlar yapmış." durumuna tepkim