Busbecq, Türk Mektupları kitabını, Osmanlı - Avusturya savaşının barış görüşmelerini yürütmek için Avusturya kralı Ferdinand tarafından İstanbula elçi olarak tayin olunduğunun ilanı ile başlatır. Görevinin gereğini yerine getirmek için İstanbula giderken yolda ve İstanbula vardığında genellikle elçiler hanında kendi gözlemlerini ve duyduklarını mektup şeklinde arkadaşı ve meslektaşı Nicholas Michault'ya yazar. Kitap toplam 4 mektuptan oluşur. Kitabı eşsiz kılan özelliği ise o yıllara ait Osmanlı İmparatorluğunu düşman elçisi gözü ile anlatarak, Avrupa devletleri nezdinde Osmanlı İmparatorluğunun nasıl gözüktüğünü biz okurlara ve tarihçilere sunmasıdır. O yıllardaki siyasi olaylar, saray entrikaları, İstanbuldaki gündelik yaşantı, anadoluya dair gözlemler, sanki o dönemde yaşıyormuşuz hissi verilerek anlatılmaktadır. Türklerin askeri disiplindeki başarısı, liyakata önem vermeleri, Avrupa devletleri tarafından korkulan bir güç olarak görülmesi fakat mimari yönden yetirince gelişmedikleri, yeterince kibar olmadıkları, paraya düşkünlükleri düşman elçisi gözüyle anlatılmaktadır. Kitabın yazarı Türklere gizliden gizliye hayranlık besle de görevi gereği İstanbulda geçirdiği yılları tutsaklık yılları olarak bahşeder. Bu kitap düşman devletlerin, Osmanlı İmparatorluğunu nasıl gördüğünü, hangi özelliklerini beğenip hangi özelliklerini eleştirdiklerine dair gözlemler sunan çok önemli bir kaynak niteliğindedir.