İnsanlar genellikle dinlerini kendileri anlayıp uygulamak yerine, kendilerini din adamlarına teslim ederek yaşıyorlar. Allah’ın sözlerine değil de, din adamlarının sözlerine daha çok itibar ediyorlar. Bir nevi hazıra konuyorlar...
Bir insan düşünelim. Dinine, geleneklerine ve törelerine bağlı bir ailede doğuyor. Çocuğu, bu kuralların dışına çıkmaması için tamamen zorluyorlar. Bu çocuğa uygulanan Endoktrinasyon’dur. Farz edelim bizler, farklı bir dine inanan bir ailede doğduk; örneğin, Hristiyan bir ailede. O durumda, biz, şu an Hristiyanlığı savunuyor olacaktık. Bu yüzden, insanların inancına saldırmak, hakaret etmek ya da inancını alaya almak çok yanlış ve saçma bir davranıştır.
Bu deneylerden şu sonucu çıkarabiliriz: Savaş olsun, siyasi ve dini görüşler olsun, herhangi bir dava olsun, her zaman bu kitapta açıklamaya çalıştıklarımı göz önüne alıp, acaba hangi durumda aklımızı örtmüşüz diye düşünüp sürekli temkinli olmamız gerekiyor.