Bu kitap sadece bir kitap değil aynı zamanda kendinize tuttuğunuz bir ayna. Eğer olay örgüsünden ziyade karakterlerin iç dünyasında gezinmeyi, hayatın küçük ama anlamlı detaylarında kaybolmayı seviyorsanız, Hüseyn Nağıllı’nın bu eseri kütüphanenizde mutlaka yer almalı. sadece kağıt ve mürekkepten ibaret bir nesne değil modern hayatın hızlı temposunda nefes nefese kalmış ruhlar için bir durak, bir "soluklanma" alanıdır. Hüseyn Nağıllı, bu eserinde okuyucuya hazır cevaplar sunmak yerine, onları kendi hayatlarındaki eksik parçaları aramaya davet ediyor. Azerbaycan’ın genç ve yetenekli kalemlerinden birini tanımak için harika bir başlangıç noktası.