"Züleyha Yusuf'a bir mektup yazmaya oturunca,"Yusuf..."diye başladı. Durdu "Yusuf.."diye bitirdi. Gördü ki hitaptan öteye geçemedi. Ve Züleyha'nın lügatinde Yusuf' tan öteye sözcük yoktu."
"Kararsız kalınca gözlerini kaçırışından,uyurken iki nefesinde bir iç çekişine , üzgün kırık kanatlarına sığınışından, mutluyken mahcup bir şekilde gülümseyişine,sinirliyken sıktığın küçük ellerinden, utandığında kızaran burnunun ucuna kadar aşığım"