" Hoşçakal, Çilek Adam. "
" Efil. " dedi ama gittikçe ondan uzaklaştığımı görünce, " Efil gitme! " diye bağırıp arabaların vızır vızır geçtiği yola atladı.
" Yine mi Efil! " diye bağırıyordu.
" Yine mi ayrılıyoruz? Efil n'olur gitme! "
-Hani sordun ya Karun neden hep üşüyor diye?
Çünkü Karun ablasının cesediyle buz gibi bir yerde iki gün boyunca kapalı kaldı.
Bir babanın oğluna verdiği cezaydı bu. Karun o günden sonra hiç ısınamadı.
--Saçma biliyorum, bak nefes alıyorum, görüyorum ama ölüyorum.
- Sen buna ölmek mi diyorsun?
Ölümü bana sor, git kocana sor!
Sen kendi kanından olanların ihanetini görmemişsin!
Defne'ye sor ölümün ne olduğunu!
Sadece dirisine değil, onun çocuk cesedine bile zulmettiler.
Katili hâlâ dışarıda ve biz ona baba diyoruz!