Eski yaşamını geride bıraktığı için hüzünleniyordu. Artık o yaşama geri dönme yolunun sonsuza dek kapandığını bilmek bu hüznü katlıyordu. Ama bir taraftan da geleceğe ilişkin beklentileri, önünde uzanan gizemlere duyduğu merakı hüznünden katbekat güçlüydü.
Sence halkın ezici çoğunluğu hakikatin ne olduğuna aldırıyor mu? Umurlarında bile değil! Sadece rahat bırakılmak ve hayal güçlerini besleyecek masallarla kandırılmak istiyorlar. Peki ya adalet? Şahsi ihtiyaçları karşılandığı müddetçe onlar için bu kavramın da zerre kadar ehemmiyeti yok.