"Sen de benim gibi ışıltılı şeyleri seviyorsun."
"Peki, neden onlari bana veriyorsun?"
"Çünkü en parlak olanı zaten bana ait ve onun ışıltısı hiçbir taşla kiyaslanamaz."
Luna anlamıyordu. Kimse anlamıyordu. İnsanlar benim çılgın kıyafetlerimi ve kocaman gülümsemelerimi görüyor, dünyada en ufak bir derdi bile olmayan süper mutlu bir insan olduğumu varsayıyorlarsı. Ben de onların bu inaçlarını beslediğimden her zaman emin oluyordum.