Bir insanın devamlı olarak yetersizliklerini yüzüne vurmaktansa; ona meziyetlerini, yeteneklerini söylemelidir. Onu kötü huylarından kurtarmaya çalışın. Ona gerçek benliğini; iyi yönlerini tanıtın. Böylece onu kazanırsınız. Güzel, iyiliksever ve ümitli bir kişilik bulaşıcıdır.
Çiçek tarhları arasında derdini, gamını unutuyor insan. Her birinden farklı manalar devşiriyor insanlar. Kim, ne düşünüyor, ne vehmediyorsa aklında çiçeklere o manayı yüklüyor. Misal, dervişane çiçektir şu lale. Boyu posu endamıyla eliftir o. Bir’i, bir olmayı yani ki vahdeti temsil eder. Derviş çiçeğidir. Öyle ki harflerinin yerlerini değiştirince Allah diye inletir semâyı. Ciğerinde kara kara yaralar vardır onun sevda denen illetten. Gözlerini açamaz. Kimisi kadehe benzetir, onunla ab-ı hayatı yudumladığını vehmeder. Lalezârlarda bir “hu” sesi duyar iyi dinleyenler. Gerçek değilmiş gibi destanları vardır onun. Elhâsıl bir zehra-yı muhayyeldir vesselam. Hayal çiçeği.
Gülün rakib-i yektası ol çiçektir ki o da laledir. Gül sultandır gülistana ve dahi cümle bostana. Onun eşi menendi yoktur güzellikte lakin bir rakibi vardır ki, o da lale.