❝Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. ❞
❝Kafamdaki fırtınalar, ruhumun barındırdığı bahçeyi mahvediyor.❞
"Herkes birbirine şimdiki zamana tutunmayı, anı yaşamayı öğütlerken benim tutunacağım bir şimdi yok. Zaman çatlağında, geçmişin ve geleceğin arasındaki karanlık mahzende unutulup kaldım, karşılaştığım her insan bana ağır kıvamlı bir yalnızlık bulaştırıyor. Şimdi yok. Dün yoktu. Yarın da olmayacak. Zaman düz ve anlamsız bir çizgiden ibaret."
"Sırtımı duvara yaslayıp yere çömeldim. Yorgun bacaklarım kaderimin ağırlığını kaldıracak kuvvette değildi. Zihnim ne yapsam susmuyordu. Kafamın duvarlarına çarpan sesler yüzünden başıma ağrılar saplandı.İnsanın hafızası zalimdir.İntikam peşinde koşarcasına en çok ölürken eziyet eder. "
"Kelimeleri yitirmiş dargınlıklarla doluyum. Beni yıkabilecek ne kaldı ki dünyada?Yarım kalmış bir aşkı, kırık, paramparça bir aşkı yaşadım. Sevdiğim adam kalbimi yaralayabileceği en hoyrat, en alçaltıcı ayrılık hikayesiyle uzaklaştı hayatımdan. Dargınlığım kaldı bir tek; anneme, babama, kardeşlerime, beni sevdiğine inandıklarıma, çekip gidenlere. Çekip gidenlere en çok. Aslında hayata. Hayatıma.”