Yoğun kurgusal kitapların ardından bu eseri okumak bana çok iyi geldi . Ruhuma , kalbime dokundu birçok cümlesi .
Günümüzde kadına şiddet , öldürmek, zulüm ve psikolojik baskıların ağır bastığı bir dönemden hakkıyla sevebilen , duygularını saklamayan , sevdikçe hayatta herşeyden bir parça bulup buna şükür eden , Rabbine her anlamda yakınlaşan bir adamdan sevdiği kadına yüreğinden bıraktığı cümleleri okuyorsunuz bu eser ile.
Yüreğinden bıraktığım dedim çünkü sevgiyi , aşkı yaşarken karşılık bulamayan , bulamadıkça daha çok sevginin kıymetini bilip Allah'a dualarda bulunan yüce bir yürek . İlk sayfalarda ilk zamanlarını anımsıyor ; ilk karşılaşma , ilk buluşma , ilk bakış hepsi masumane lakin karşı taraf eksik yönlerini dile getiriyor ki benliğinden vazgeçip istediği kalıba bürünüyor ve bunu da sorun etmiyor . Naif kalbi hep kırılıyor, kırıldıkça artık sevgi yerini özlem , hasret , üzüntüyle bütünleşiyor.
Gidenin arkasından bir haykırış var haklı olarak ama yine sevdiği için kıymetli buluyor gideni. Kalıyor kendi başına ki verdiği duygu herkesin içinde olanların sesi olmuş gibi. Doğal , sade , yalın , abartısız ...
Bu eser küçük notlar, derleme gibi anı defteri ve kalbin sesi olmuş bir eser. Sevginin, aşkın kıymetini ... Kaybetmenin üzüntüsünü, yalnız kalınmış bir kalbin gözyaşlarının cümlelere dökülmüş halini buluyorsunuz.
Sevgi ne demekti, sevgi emek isterdi . Gidene yolu açık gelene gönlün hoş olsun demekti.
Yazarın dediği gibi ;
" Ben sadece sevdim diyebilenlere..."