Bir öykü kitabı düşünün ki yazarımızın dediği gibi ; " İstediğin kadar gerçek , istemediğin kadar hayal ..." olsun. Bu eserde içerindeki öykülerde yaşanmışlık söz konusu . Bazı öyküler derinden üzerken , bazıları sorgulayıp , hayatın acımasızlığını, çaresizliğini , umudun kaybettiğin dönemleri yansıtmış .
Muharrem ile ailenin önemini , kurulan yuvanın temelleri bozuk olsa da ayakta tutmaya çalışmayı hatta yaşanılan mide bulandırıcı olayları ört bas edip , sineye çekmeyi üzülerek okudum. Doğduğu zaman ismi kaderi gibi üzerine yapışması ve bir ömür boyu bu vebal ile yaşamaya çalışmak Muharrem için çok zor bir durum .
Her öykünün yaşanmışlık yönü var dedim ki hayattan kesitler sunmuş bize yazarımız . Aldatılan kadının öfkesini , en yakın arkadaşa yapılan ihanet , anne babaya karşı öfke , saygısızlık. Hiç bilmediği bir şehirde okumak , çalışmak , mücadele vermek . Anne babanın evlat ayrımını. Yalnızlık... Kırık kalbin sesini , sevginin özelini bir nevi yaşarken başımıza gelebilen her önemli olayı öyküye dönüştürüp bizlere sunmuş .
Okudukça hüzünlendim , hüzünlendikçe düşündüm. Bu durumu yaşanan insanlar nasıl ayakta duruyor hayret ettim . Ama şunu da unutmamak lazım ki her öykünün bir umutlu , mutlu , adaletli sonu oluyor .
Göz yaşları ne kadar aksa da ders çıkarttığımız yönleri ile hayata tutunmak gerektiğini bu öyküler ile bir kez daha öğrenmiş oldum .
Yazım dili sade ve akıcı , içerisinde 10 öykü bulunan ve sizi derinden etkileyecek bu güzel eseri okumanızı tavsiye ederim.