"Hiçbir yanlış değişmedi,
diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bulutları dağıtmak, güneşi avuçlamak, çocuklarla tepelerde koşmak, ağaçları, rüzgârı, güneşi, yağmuru, insanları onlarla birlikte yaşamak istiyorum."
"Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun. Bir haykırış!
Tezer Özlü'nün ilk romanı Çocukluğumun Soğuk Geceleri, anılarını tüm çıplaklığıyla aktardığı bir kitap.
Çocukluğunu, gençlik yıllarını, yalnızlığını, birlikteliklerini, ailesini, mutluluğunu, mutsuzluluğunu, 65 sayfaya sığdırmış.
Daha çok yaşadığı sıkıntılar yer kaplıyor çünkü en sıkıntılı dönemlerinde bu kitabı yazıyor, Psikiyatrik kliniklerinde tedavi gördüğü sıralarda... Yaşamla mücadelesi, yaşama tutunma çabaları, hatta yaşamdan vazgeçip intihara kalkışması ve ruhundaki fırtınaları içeren bir içeriğe sahip.
Tezer özlü'den ilk okumam oldu ve açıkcası ilk sayfalarda ben ne okuyorum diye düşündüm. Kitabı bırakıp Tezer ve kitap hakkında biraz araştırma yaptım, aksi halde kitabı okumaya devam etseydim yüksek ihtimalle sevmeyecektim. Daha sonra okumaya devam ettim ve daha anlaşılır gelemeye başladı ve severek okuyup bitirdim. Okuyacak olanlara da tavsiyem öncesinde hem Tezer hakkında, hem de kitap hakkında bir ön araştırma yapmaları.
"Her şeyin yerli yerinde olması, her işin zamanında yapılması, her sözün yakışıp aldığı gibi söylenmesi gerektiği şeklindeki saplantımın düzenli bir kafaya yaraşır bir ödül olmadığını, tam tersine doğamdaki düzensizliği gizlemek için kendi uydurduğum bir yapmacıklık göstergesi olduğunu keşfetmiştim."