Ayten işlek

Çocukluk dönemlerinde sürekli yönetilmiş ya da gerekli rehberlikten yoksun bırakılmış kişiler, kendi seçimleriyle değil, tehditle güdülenirler. Burada tehdit sözcüğüyle anlatılmak istenen gerçek bir tehlikenin yaklaşmasından çok, insanin yapması gereken işleri son dakikaya bırakması gibi örneklerdir. Toplumumuzun bireylerinde oldukça yaygın bir biçimde görülen bir olgu da, kendi zamanının yönetim sorumluluğunu üstlenmeyi öğrenememiş olmaktır. Ne var ki eyleme geçmeyi ertelerken organizmanın harcadığı enerji ,o eylemi gerçekleştirerek harcayacağı enerjiden çok daha fazla olduğu gibi, kişinin kendine saygısının azalmasına da neden olur. Çünkü en sonunda eyleme geçmek "zorunda" kaldığımızda bu artık kendi seçimimiz olmaz. Kendi seçimimiz dışında sürüklenmiş olmanın bedeli ise mutsuzlukla ödenir. Hepimizin içinde var olan 'tembel' e de fırsat tanımalıyız, ama zamanını iyi seçerek.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam
Kusurlu bir yanımızla yüzleşip bunu kabul edebilirsek, bu yanımızın bir süre sonra ortadan kalkma olasılığı da artar. Bu çoğu kez bilinçli bir çabayı gerektirebilirse de , bazen çözüm hiç farketmeden gerçekleşir.
Sayfa 85·Kitabı okudu
İnsan, gerçeklerini tanıyabildiği oranda kendisiyle uzlaşır ve çevresine karşı da daha hoşgörülü olur.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Bir çocuğa değer verilmemesi, onu kendine özgü hakları olan özerk bir varlık olarak tanımama anlamına gelir. Çünkü bir insana değer vermek, onun gerçeklerini anlamaya çalışmak ve onu olduğu gibi benimseyebilmektir.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Her bir insan benliğiyle yüzleşebilmeyi göze alabildiği ve değişmeyi istediği oranda değişebilir. Böyle bir değişim sürecini başlatabilmek için insanın davranış alanını daraltan katı savunma sistemlerini görebilmesi gerekir.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Reklam