Ağlamanın ya da düşmüş olmanın güçsüzlükle bir ilişkisi yok, öç alma içgüdüsünün de öyle. Birini ezebilmek, birini kırabilmek, tek bir damla gözyaşı dökmüyor olmak ya da insanı insan yapan değerlerden uzaklaşmanın güçle bir ilgisi yok. Gücün kas hücreleriyle de bir ilişkisi yok. Zira güçsüz olmakta da bir sorun yok. Her darbede dik duramayabilir insan ve bu normaldir. Bizler insanız. Bazen kaldıramayız, yıkılırız ve tekrar ayağa kalkarız.
Ben bu acıyla yaşarım...
Doğan güneşlerde umut arar,
uçsuz bucaksız çayırlarda bir kelebeğin peşinde koşarım.
Kırgınlığımı bir ömür içimde taşırım.
Ama yine de bu acıyla bile yaşarım.