Senin bu yaraların çocuk ,
dünden değil, yarından bulanık.
bulanık bakar ışıklar,
bulanık bütün gece yarıları,
okyanus rüzgarları geçmezken buradan,
nerden başlanır bilmezken ,
bitmiş bir ayrılığın sıratında,
sırtında ziyadesiyle,
kalb-i hatıralardan bir yük taşırsın.
bende taşımıştım, onlar da
irkilme ama
o da taşımıştır senden önce.
Her elin üzerinde bir hissin izi bulunur,
sağ eline dokunsan yanılgının,
sol elini düşünsen pişmanlığın izi ...
hatırlarsın ;
hep sen uzatmışsındır ,
hiç bir zaman uzatmamıştır sana o iki eli
ya bir uçurumdan,
ya da yol üstü taşlardan bir beklenti..
Hepimiz başkasının artık`ıyız ,
başkası bizim artık`ımız olduğu gibi...
yani herkes herkesin artık`ıdır bu döngünün içinde
tuttuğumuz el, baktığımız göz, öptüğümüz dudak bir de !
Üzülme,
yakında hiçbir şeyin kalmaz çocuk,
hiçbir şeysiz kalmak kadar kalırsın