"Daha fazlası yok."
"Ne?"
Elini belime koyup beni kendine yaklaştırdı ve kulağımı okşar
gibi burnunu sürttü. Ardından fısıldadı. "Dokunuşlarımın tadını ancak beni herkesin önünde öpersen rahat rahat çıkarabilirsin."
"Bana söyledikleri son şey buydu." Acı verici bir tat yutkunmamı engellese de tekrar konuştum. "Onlara cevap vermedim." Elim yavaşça kalbime gitti ve acı çekiyormuş gibi suratımı bu-ruşturdum. "Onlara kızgındım ve o lanet ağzımı açıp ben de sizi seviyorum demedim." Kalbim daha da ağrımaya başladı. "Beni evden uzaklaştırdıkları için kızgındım ve korkuyordum. Gittiğim yerde beni onlardan alacak birileri olacak diye tedirgindim."