Hülya ..

Üzerimizde dolaşan savaş tehlikesinin sorumlusu sadece barış amacıyla olduğunu iddia ederek çılgınca silahlanmayı tertipleyen sınıflardır. Bazıları şunu iddia ediyor. Başkalarıyla savaşmak insanın doğasında varmış. Kendisini savunmayan kimse komşusunun kurbanı olurmuş. Biz ise farklı düşünüyoruz. Uluslar barış içinde yaşayabilir, yaşamalıdır. Hükümet kendisini tüm insanlar için yaşamsal önemdeki böyle bir meselede karar verme yetkisine sahip görüyor.” Rosa Luxemburg Katledişinin 100. yılı anısına
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Hülya ..

, bir kitabı okumaya başladı
Jean-Paul Sartre
8.5/10 · 1.123 okunma
Olduğum şey ile olmadığım şey arasında olmak istediğim şey ile hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum .. Fernando Pessoa
Savaşın Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri : Savaşın beraberinde getirdikleri arasında sivil popülasyonun ruh sağlığına olan etkisi en önemlilerinden biridir. Genel popülasyon üzerinde yapılan araştırmalar ruhsal hastalıkların görülme sıklığı ve vaka sayısındaki dikkate değer artışı ortaya koymaktadır. Kadınlar erkeklere göre bu durumdan daha fazla etkilenmektedir. Diğer korunmaya muhtaç gruplar, çocuk, yaşlı ve engellilerdir. Vaka sıklığı oranları travmanın derecesi ve fiziki ve ruhsal desteğin varlığıyla bağlantılıdır. Gelişmiş ülkelerde kültürel ve din aracılığıyla başa çıkma yöntemleri yaygındır. 2005 yılı, savaş ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi anlamada önemlidir. Bu yıl, Vietnam savaşının bitişi ve Lübnan savaşının başlamasının 30. Yıldönümüne denk geliyor. Medya, Irak’ta sürmekte olan “savaş” durumunun dehşet verici hikayelerini göstermiş, attığı son başlıklardan birkaçı savaşın ruh sağlığı üzerindeki etkisini gözler önüne sermiştir: “Sürekli bir korku hali yaşıyoruz “(Irak); “Savaş, Iraklıların ruh sağlığına zarar veriyor”; “Savaş travması fiziksel izler bırakıyor”; “Savaş cehennemdir… Onu yaşayan insanlar üzerinde asla iyileşmeyen bir etkisi var”; “Sadece savaşı bilen bir jenerasyon yetişmiş durumda”. Savaşların psikiyatrik tarihte birkaç farklı şekilde önemli rolü var. 20. Yüzyılın ilk yarısı boyunca psikolojik müdahalenin etkisini destekleyen şey, dünya savaşlarının savaş bunalımı formundaki psikolojik etkisiydi. İkinci Dünya Savaşı devam ederken orduya alınmak için uygun olmayan kayda geçmiş nüfus oranı, ABD’de Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’nün kurulmasına sebep oldu. Subay ve askerlerdeki ruhsal semptomların ortaya çıkışındaki farklar, strese karşı ruhsal reaksiyonu anlamada yeni yollar açtı. Geçtiğimiz yıl çok sayıda kitap ve döküman savaşın ruh sağlığı