Sen içinde yüz binlerce günbatımı taşıyorsun zaten, yüz binlerce gündoğumu, yüz binlerce deniz dalgası, milyonlarca bulut, milyonlarca yağmur damlası, milyonlarca kar tanesi. .. Eline düşen bir kar tanesini, gördüğün an şaşıracak ve ne kadar güzel olduğunu düşüneceksin. Bil ki içinde daha milyonlarcası var. Duyduğun tüm güzel kokular, işittiğin her güzel müzik, içini titreten șarkı sözleri... Hepsi senin içinde mevcut. Bizler her seyden ibaretiz; duyduğumuz müzikler, burnumuza gelen çiçek kokuları, elimize düşen kar taneleri, saçlarımızı ıslatan yağmur damlaları, ayağımıza çarpan taș parçaları, yıkık dökük binalar üzgün bir çocuk yüzü... Hepsi biziz. Hayat biziz, dünya biziz. Üzülerek baktığın her șey sensin, imrenerek baktığın her șey de sensin. Şunu hiç unutma, sen günbatmını izlerken günbatımı da seni izliyor aslında...
Benden size tavsive... Karanlıkta kaldıysanız aydınlık aramadan önce karanlığı sevmeyi deneyin; belki de mutluluğu karanlıkta bulursunuz ve sonra karanlık bile aydınllk gelir size...
Bu benim hikayem, karanlık ve aydınlık kavramlarını rafa kaldırdığım, karanlığı bile aydınlık yaşadığım hikayem. Siyaha bakıp beyaz görmek bizim elimizde, beyaza bakıp siyah görmek de...