Genç yaşta, ölümle birçok kez karşılaşmak insanın dünyada var olan acımasızlığa ve katılığa karşı bir tutum geliştirmesine neden olur demek istiyorsunuz. Ya da insanın bu acımasız bencilliğin farkına varıp duyarlı olmasına neden olur diyebiliriz.
Kısa süreli yapay sapmalarla ufak parçacıklara bölünmüş gününün parmaklarının arasında un ufak olduğunu ve bir hiçe dönüştürdüğünü fark ediyor ve dehşete düşmek onun yaşına uygun olmadığı için bunu ya neşeli bir şaşkınlıkla ya da biraz düşünceli karşılıyordu.
Kuşkusuz nezle olmasaydı gözleri daha berrak ve keskin olurdu anlamına gelmiyor bu çünkü içi de öyle değildi ve içi her ne kadar sıradan olsa da aynı derecede bulanık,karmakarışık,belirsiz ve yalnızca yarı yarıya içtenlikliydi. Öyle yatarken, bir an bağrından kopan çılgın bir zafer gülüşüyle sarsıldığında kalbi o güne dek tanımadığı eksiksiz bir neşe ve umutla sızlıyor ama bir sonraki anda, korku ve panikten rengi soluyor ve kaburgalarına çarpa çarpa hızla atan kalbi vicdanının sesine dönüşüyordu.