Tarihkitapperver

Gerek Tanin gazetesi gerek Karagöz dergisi İttihat ve Terakki yanlısı Yayınları ile ön plana çıkmışlardır. Özellikle bir mizah dergisi olan Karagöz dergisine bakıldığında Hacivat'ın meşrutiyetçi Jöntürk'ü, Karagöz'ün ise yıllarca İstibdat rejiminin baskısına maruz kalan halk olarak gösterildiği fark edilecektir. Derginin ilk sayısının mukaddime kısmında "meydan-ı Hamiyet ve hürriyettir perdemiz. ruhsat aldık, meydana çıktık gösterelim kendimizi, pirimiz, Üstadımız cemiyettir hemen, her an sağ olsun ordumuzla zabıtan" yazılıdır. Bu yazı 2. Meşrutiyet ile elde edilen basın hürriyetinden duyulan memnuniyeti dile getirirken meşrutiyetin ilanında etkili olan orduya da Şükran duyulduğunun bir ifadesidir.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Reklam
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidarda yer edinmesinde mizahçıların önemi yadsınamaz. Bu bağlamda değerlendirilebilecek iki örnek sağlığa Salah cimcöz ve Cemil Cem'dir. Salah Cimcoz İttihat ve Terakki üyesidir. Cemil Cem ise Talat Paşanın dostudur. Yedi gün dergisinde İttihatçılardan çok tanıdığının var olduğundan, bunlar arasında da Talat Paşa'dan söz eder.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Alıntı
İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1911 kongresi'nden sonra programında önemli bir değişime gitmiştir. cemiyet Öncelikle kabul ettiği Osmanlıcılık prensibin ikinci planda bırakarak milliyetçi İslamcı
Sayfa 102·Kitabı okudu
Alıntı
Tanzimat Dönemi ıslahatlarının amacı daha önceki dönemlerde gerçekleştirilen ıslahatlar gibi devletin dağılmasını önlemektir ancak uygulanan politikanın tutarlı sonuçlar doğurduğu ifade edilemez. Bunun önemli bir nedeni Osmanlı tebasının farklı uyruklardan oluşması ve Fermanı tebaa tarafından farklı farklı değerlendirmesidir. Hatta belirtilebilir ki Müslüman olmayan bu unsurlar devletin tebaasından olmaktansa kendi bağımsız uluslarının vatandaşı olmayı tercih etmişlerdir.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Alıntı
Hani Bağımsızdık
Ekonomik bakımdan ise savaşın ardından tahvil karşılığı borçlanma hızlanmış, çöküşe gidilmiştir. sonunda Muharrem Kararnamesi adı verilen bir yönetmelikle Osmanlı borçları birleştirilmiş ve duyun-u Umumiye yönetimi ile 1881 yılında bu borçların ödenmesi için devletin mali kaynaklarına el konulmuştur. Ayrıca Osmanlı Bankası kurulmuştur. İki safhada kurulan banka İngiliz Fransız ve Hollandalı sermayederlerin himayesindedir. Batı emperyalizminin devlette hissedilmesinde etkili bir faktör olan banka yıllar geçtikçe ülke ekonomisinin tüm kaynaklarını Egemen olmuş sonunda Osmanlı Devleti'nin hazinesi kabul edilmiştir. Osmanlı Bankası olumsuz etkilerini En çok bu dönemde göstermiştir devlet Paraya ihtiyaç hissettiği zamanlarda para basmaktan kaçınmış, izlediği yüksek mali politika sonucu para darlığının ekonomik hayat üzerindeki tahribatı da ilgisiz kalmıştır. Batı emperyalizminin Osmanlı toplumundaki en büyük sözcüsü olan banka ülkenin mali durumunu ele geçirmiş ekonomik bağımsızlığını yitirme sürecini hızlandırmıştır.
Sayfa 81·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam