Tarihkitapperver

1908'de 2 Meşrutiyet'in ilan edilmesi, Türk milliyetçiliğin gelişmesi bakımından elverişli bir ortam yaratmıştır. 1890-1908 arasında anayasal yönetim ve reform talepleri ile 2 abdülhamit'i tahttan indirme mücadelesi veren Jön Türk hareketi büyük ölçüde Avrupa kültüründen ve batı normlarından etkilenerek, Türk milliyetçiliği akımının Kesin ve sistematik bir biçimde formüle edilmesini sağlamıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti 1908'deki programında devletin resmi dilinin Türkçe olduğunun altını çizerken, eğitim kurumlarında Türk dilinin kullanılması yönünde bir karar almıştır. Türkçülük akımı Trablusgarp ve Balkan yenilgilerinden sonra Jön Türk hareketi içinde yer alan ve İttihat Terakki partisi Merkez kurulu üyesi olan Ziya Gökalp gibi düşünürlerin ve Enver Paşa gibi yöneticilerin etkisiyle turancılık biçimine dönüşmüştür. Devletin içinde yaşayan Türk olmayan halkların kendi milliyetçiliklerini açıkça ortaya koymaları, daha osmanlıcılık tam manasıyla ortadan kalkmadan aydınların turancılığa yönelmesine neden olmuştur. Türkçülüğün düşünce babası Ziya Gökalp osmanlıcılığa açıkça karşı çıkanlar arasından Yer almıştır. Gökalp 1913'te yazdığı Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak adlı çalışmasında osmanlıcılığın yerine Türk İslam Batı sentezi önermiştir. Dilde, dinde, ekonomide ve vatanda Türkleşmeyi öne çıkaran gökalp'e göre, zaman ulusçuluk zamanıdır ve dünyanın doğusu da batısı da açık bir biçimde göstermektedir ki, içinde yaşadıkları çağ millet çağıdır. gökalp'e göre çağın vicdanları üzerinde en etkili güç ise Milliyet idealidir.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Alıntı
Kıbrıs Türk milliyetçiliğinin oluşmasının temelinde, Türk milliyetçiliğin geçirdiği evrimin adada yakıdan takip edilmesinin yanı sıra, İngiliz sömürge yönetiminin Kıbrıs Türk milliyetçiliğini Rum milliyetçiliği karşısında kendisine destek bir güç haline getirmek için teşvik etmesi ve Rum toplumunun Yunan milliyetçiliğine bağlı olarak ortaya çıkan Enosis isteği de önemli bir rol oynamıştır.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Tarih
Türk toplumu 1955'ten itibaren Rum toplumunun içinden çıkan silahlı bir örgütle İngiliz yönetimine karşı başlatılan şiddet hareketinden zarar görmeye başlayınca, hem koruma güdüsüyle hem de Ada üzerinde hakkını savunma amacıyla aynı şekilde davranma yoluna gitmiştir. Kıbrıs Türk toplumunun bu düşüncelerle içinden çıkan Türk Mukavemet Teşkilatı örgütünün kuruluş sebeplerinden biri, Türk toplumunun sahip olduğu Türk kimliğini koruma ve ada üzerinde mevcudiyetini devam ettirme temeline dayanan Türk milliyetçiliği düşüncesidir.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Tarih
Kendi kendini yetiştiren o nesil.
1899 da Petite Guerre başlığı ile Fransızca tercüme edilmesine rağmen, Callwell'in yazdığı Small Wars yayın hiçbir zaman Osmanlıcaya çevirilmemiştir Bununla birlikte gayri Nizami harp üzerine Formal bir eğitim almayan ancak Avrupa dillerine en az birini öğrenen erkan-ı harp mezunu Osmanlı subayları bu yayının Fransızca ve İngilizce baskılarını şahsi olarak temin ederek çığın gelişmelerini bu alandaki muharebeleri takip etmiştir.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Balkan topraklarında kuvvetli Nizami kuvvetlerle icra edilen Bu hareketler, dönemin modern Batı uygulamaları ile benzeşmektedir. Ancak komitelerin güçlenip eylemlere başladığı 1890'larda Osmanlı Devleti'ni resmi bir gayri Nizami harp doktrini mevcut değildi. Esasen dönemin askeri felsefesi ile Clausewitsz ve jomini'nin aktardığı Napolyon tarzı Nizami harp üzerine yoğunlaşmıştı. Bu nedenle dönemin tabiriyle küçük savaş, tecrübeler yoluyla anlaşılması gereken bakir bir konu olarak kalmıştı. Ayrıca bazı çalışmalarda Abdülhamit'in tahtını kaybetme korkusu ile siyasi tarih ve Osmanlı askeri tarihi alanlarında olduğu gibi gayrinizami harp Üzerine de askeri okullarda ders verilmesini herhangi bir askeri yayın yayınlanmasına yasakladığı ve hatta İsyan ayaklanma gibi konuların konuşulmaması ve halktan gizli tutulması için elinden geleni yaptığı belirtilmektedir.... Ancak Abdülhamit'in yasakları nedeniyle resmi ders programının parçası olmamasına rağmen Afet İnan'ın aktardıklarından anladığımız kadarıyla Mustafa Kemal erkan-ı harp öğrencisiyken hocası Nuri Bey'in gayri resmi olarak onlara gerilacılık hakkında bir ders ve bir de ödev vermiş olması konunun gizli olarak da olsa askeri okullarda tartışıldığını göstermektedir.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Alıntı