Tarihkitapperver

En sevdiğim, harika harika... Saray dedikoduları.
Puan vermedi·160 syf.··
2026 23. kitabı
Daha önce Macide Mustafa'nin orijinal yani Macar diliyle yazılmış hatiratini araştırma fırsatım olmuştu. Sonra Türkçeye cevrilecegini duyunca ilk işim hemen alıp okumak oldu. Gerek şehzade gerek anılarda yaşananlar yabancı olmadığım konular. Çünkü şehzadeye dair son zamanlarda çıkan hatirati, biyografisi ve diğer eşi ve çevresinin anılarında yazanlardan olayları biliyordum. Yani kısmı olsa da karşılaştırmalı bir okuma yapmış oldum. Ama her şeyden önemlisi macide hanımın hatiratini okurken dikkat edilecek ana husus bu kitabın neden niçin yazıldığı nasıl bir müdahaleden geçtiği... sürgün yıllarında parasiz kalan Macide Hanıma Macar bir dostu anılarını yazmasını söylüyor -ki batının gözünde özellikle harem konulu yayınlar çok satanlar arasında o dönemlerde de- bundan yola çıkarak bir hatirat yazılıyor. Ki o dönemler de Şehzadeyle şiddetli bir şekilde bir ayrilma yaşamışlar bu Macar basınına da yansımış suçlamalar iftiralar hırla gidiyor.. Bu hatırat da onun bir yansıması Ben diğer okuduğum hatıratlarla biyografilerle karşılaştırdığımda kitaba %65 oranında bir doğruluk Payı verebilirim ama diğer hususlarda daha da araştırılması ya da gerçekliğinden şüphe duyulması gereken konular var çünkü ne kadar da Macide Mustafa'nın hatıratı olsa da bu hatıratı yazmasını söyleyen Macar dostunun müdahalesi olduğunu Hatta belki de eklemeler yapması gerektiğini,söylediğini düşünüyorum.. Hatta kendisi de eklemeler yapmış olabilir.. Yani her konu mukayeseye muhtaç... Şuan yeni çıkan Ali Akyıldız'ın Şehzade Abdülkadir Efendinin hayatını anlatan eseri sipariş verdim. Onu okuduğumda daha da anlaşılır olacak. Yine YKY dan birkaç sene önce çıkan Abdülkadir Efendinin kismi anilar ve biyografisi -Budapeşte'de Bir Osmanlı şehzadesi- ve Abdülkadir Efendinin diğer eşinin Mislimelek hanimin anıları
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202610 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2/10
·368 syf.··
2026 21. kitabı
Muhteşem Yüzyıl mı bu? Kimse İnceleme gereği duymadığı için bir yazı eklemek istedim. İlk okurken kendimi MY setinde hissettim öyle bir hava almıştım. Hatta emin değilim ama senarist ve ekibin bu kitabı okuduğunu bile düşündüm. Renkli saray hayatından zevkli bir hayattan bahsediyordu. Ama nasıl? Her şeyden önce eğer bu konulara meraklı ve ilgi alanınıza giriyorsa bir solukta okutacak bir kitap. Detaylara boğmuyor, ama yinede kıyı da köşede kalmış pek konuşulmayan şeyleri de içeriyor, ve bariz büyük hatalarla dolu. Tam bir oryantalist - şarkiyatçı- bakış açısıyla yazılmış. Alınan kaynaklar yabancı seyahathameler, elçilik raporları.. (bu raporlar çoğunlukla halktan dedikodu şeklinde eksik yalan yanlış alınan bilgilerle dolu olabiliyor ya da batının hareme aşırı ilgisinden dolayı okuyucuları tatmin etmek için seyahat ya da araştırmacıların hayal dünyasıyla da dolu olabiliyor) bunları hiç bir Türk belgesiyle karşılaştırma ya da tahlil etme gereği duymamış. Aslinda yıllardır Avrupa'nın kafasında fantastik, egzotik Osmanlı sarayi haremi algısına hizmet için yazılmış. Ben okurken eğlendim, hatta ilgisi olana, Tarih öğrencilerine tavsiye ederim. Oryantalist bakış açısını görmek için.. Kitap yazılış tarihi 90'lar sonu yani tarih metedolojinin yeni yeni önem kazanmaya başladığı, dünya arşivlerinin kısmen ulaşıldığı bir dönem. Yani dijital yok erişim kısıtlı ve olayları tahlil etmekte zor. Tabi yazarın çokta objektif kalmak istediğini de sanmıyorum. Sürekli padişahları zevk sehvet, sefa düşkünü, kadınlar tarafından pasifize edilmiş, alkolik, hatta cinsel tercihlerinde çoklu olarak bile vermiş. Tam da batının duymak isteyecekleri şeyler. Olaylar özel hayat dediğimiz padisahlar ve yaşadığı saraylar etrafında şekilleniyor. Yazıların hepsi yanlış diyemem ama doğru demekte için de
Osmanlı SarayıJohn Freely · Remzi Kitapevi · 200048 okunma
İğneyi de Çuvaldızı da Kendi Cenahımıza Batiriyorum!
1/10
·208 syf.··
2025 594. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 21:42
Her şey den önce kitap akademik, bilimsel ve tarih metedolojisine uyan bir kitap değil. Bana göre ise bu bir İTİRAFNAME'DİR. Kitap bilimsel olarak hiç bir kaynak, makale, tez bilgisi vermiyor.(kısmen) Kitap soru cevap şeklinde ilerliyor. Bir sohbet havasi var gibi bu yüzden insani duygularin önde olduğu, algılar yapıldığı bir çalışma. Kendisi ifrat ve tefride düşmeyelim derken resmen Tefrit'in dibini sıyırmış. Bence bu kitabı Sultan Abdülhamid'in şahsında okumakta doğru olmaz. Çünkü bana göre bu kitap kendi cenahıyla hesaplaşma ve yüzleşme ve eleştirmedir. Abdülhamid'in adını kaldırıp yerine başka siyasi isimleri çok kolay konulabilir. Çünkü Hüseyin Çelik'in alttan alttan amacı da bu. Şuan Hamidizm ortaya çıkıp kimin şahsında birleşmişse aslında ona eleştiri için yazılmış. Bir itirafnamedir derken, Hüseyin Çelik açık açık söylüyor aslında Kemalizme karşı Hamidizm diye bir şey ortaya attık, Kemalistleri yobaz diye yaftalarken kendi muhazakar ya da partili, trol kesimimiz Kemalistlerden daha yobaz çıktı. Herkesi ırkçı diye suçlarken Türk ırkçılığını açık açık yok etmeye çalışırken ırkçılıktan dolayı kendi alimini Kürt diye yerlere göklere sığdıramaması, Şeyhini uçurmak istemesi, dizilerle algı yaratılmaya çalışılması bunların hepsi itirafti.( Hüseyin Çelik'in etnik kökeni Türk değildir.) Kitap 2023 yılında yazılmış. 5 sene önce olsa aynı şeyi yazar miydi yoksa MEB'DE görev aldığı yıllar böyle bir kitap yazmaya cesaret edebilir miydi? Sanmıyorum. Kendince kendisini aklama ve bazı şeyleri itiraf ederse rahatlayacagini düşünmüş olmalı... şahsi olarak kendisini sevmem Milli Eğitimin bu şuan bu kadar kötü olmasının sebeplerden biri ve surdaki gediğin büyümesinde mesul olan kişilerden biri aslında.. Kitap okunmalı mı? Evet Okunmalı. Ama akademik kitap olarak görmemeli,
Sultan AbdülhamidHüseyin Çelik · Alfa Yayıncılık · 202534 okunma
16 yıl önce kitapları okurken.. Dikkat!
Puan vermedi·148 syf.··
2025 578. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 17:40
Kitap Meşrutiyet'in Yüzüncü yılı için Tarihçilerin, araştırmacıların gazetecilerin yazılarından oluşuyor. Aralarında bilimsel yazılar olmadığı için makaleler demek çok doğru olmaz. Ki en az 16 yıl önce çıkan bir kitap olduğu için literatür olarak hem geride hem de eksik kalmış durumda. Kısa kısa başlık halinde bahsedilen konular zamanla daha derin ele alınarak makale ve kitaplasti. Mesela Mehmet Emin Elmacı'nın İttihat Terakki ve Kapitülasyonlar, Haluk Hepkon'un Jöntürkler ve Komplo Teorileri, Zafer Kars'ın 1908 Devriminde Halk Hareketleri kitapları daha derin ve daha ayrıntılıdır. Burada aslında her araştırmacının konuyu nasıl ele aldığı, kimi daha bilimsel yaklaşırken kimi daha öznel kalmış durumda. Beğendim mi, evet. Çünkü ne kadar okursam okuyayım diye bilmediğim şeyler mutlaka çıkıyor.
İttihat Terakki ve JöntürklerKolektif · Kaynak Yayınları · 20135 okunma
Puan vermedi·315 syf.··
2025 534. kitabı
Kitap karakter olarak falso olarak başlıyor. Keşke yazar roman ya da kurgu deseydi.. Yakup Cemil'in torunu diye biri yok, sanki öyle biri varmış onunla görüşmüş olaylar yaşanmış gibi kurgu üzerine kurgu palavra üzerine palavra atılan bir kitap.. Torunu yıllar sonra çıkıyor M.i.t de görevliymiş gibi dedesinin izinden gidiyor Asala'yı hatta bu torun bitiriyor bla bla bla... Çoğu olay yok Teşkilat-ı Mahsusa üzerinden çizdiği kod adlar şekiller tamamen uydurma olaylar.
Teşkilatın İki SilahşoruSoner Yalçın · Doğan Kitapçılık · 20102,007 okunma