Üç Kardeş Kraliçe
Aragonlu Katherine genç bir gelin olarak saraya geldiğinde en büyük prenses Margaret, ona mesafeli yaklaştı. Tek bir bakışla birbirlerinin rakibi, müttefiki ve -Margaret’in küçük kardeşi Mary ile birlikte- benzersiz bir kardeşliğin parçası olacaklarını anlamışlardı. Üç kız kardeş, İngiltere, İskoçya ve Fransa kraliçeleri olacaktı.
Ailelerine karşı duydukları sadakat ve görev bilinci onları kimi zaman karşı karşıya getirdi. Katherine, Margaret’in üzerine bir ordu gönderip kocası İskoçya Kralı IV. James’i öldürdü. Ama Katherine oğlunu kaybedince Tudor tahtının vârisi Margaret’in oğlu oldu. Mary, dul kalan Margaret’in evlenmeyi düşündüğü kralı çaldı. Ama Mary dul kalınca onun gizli evliliği kardeşlerini içten içe kıskandırdı.
Yollarına çıkan ihanetlere, tehlikelere, kayıplara, tutkulara meydan okuyan üç kız kardeş, bu amansız dünyada güvenebilecekleri tek şeyin, dünyadaki bütün adamlardan, hatta bir kraldan bile güçlü olan kardeşlik bağı olduğunu anlayacaktı.
Philippa Gregory zaten çok sevdiğim bir yazar. Bu kitapta da yine efsaneler yaratmış. Dil oldukça açık. Okunmaya fazlaca değer.
Tavsiyemdir.
Keyifle Okumalar!
Güneşe Dön Yüzünü
Güneşe Dön Yüzünü 1940’lardan 80’lere Türkiye’nin panoramasını çiziyor...
Siyasi kitapları seviyor olsam da kendi düşüncelerini kabul ettirmeye çalışan, yorumlama yapan tarzı hiç sevmiyorum bu kitapta işte tam olarak böyle.
Ayşe Kulin'i severim lakin bu kitabı okurken biraz sıkıldım belki de tarzım olmayan bir kitap olduğu içindir.
Ama dili bakımından gayret açık ve anlaşılır. Seksen sekiz sayfadan oluşuyor, kahve yanına iyi bir eşlikçi olabilir.
Tavsiyemdir.
Keyifle Okumalar !