“Kilise, o dönemde halkın sırtına yapışmış bir sülük gibiydi. Din adamları, kurulu düzenin yıkılmaması için insanın korkuya karşı kullandığı tek silaha, yani tebessümle sevmelerine; başka bir deyişle küçük coşkuların kapısına şu beş harfli damgayı vurmuşlardı: GÜNAH. Umberto Eco, Gülün Adı adlı romanında bu mesajı vermiştir.”