Alamut Kalesi'nin Zindanları o kadar meşhurdu ki sadece adını anmak bile insanların korkuyla titremesine neden olurdu. Bunda duyduklarına kendi Hayal güçlerini de katarak anlatan insanların çok büyük payı vardı. Içeri girenin bir daha asla çıkmadığı, türlü işkencelerle işlemediği suçların dahi kabul ettirildiği söylenen Zindan o kadar havasızdı ki uzun süre burada kalan nefessizlikten ölebilirdi.
Yaşamımı boşa harcamadığımı bilmek istiyorum.
Kitap, "Neden herkes birbirine benzemek zorunda?" sorusunu sorar. Coelho'ya göre asıl delilik, her gün mutsuz olduğun halde aynı rutini sürdürmektir. Veronika'nın hikayesi, ölümü beklerken aslında nasıl yaşanması gerektiğini öğrenmenin trajikomik bir yolculuğudur.