Sahiden de Boğaziçi yalıları hiçbir zaman ilk sahiplerinde kalmaz, her iktidar ve her yeni dönemle birlikte el değiştirirdi.
"Demek ki dertlerimde yalnız değilim" diye düşündü Leyla Hanım. "Bu ülkenin âdeti böyle. Ama her şeye rağmen işi beş asır geriye, İstanbul'un fethine kadar uzatmak manasız."
Erkeklerin dört kadınla evlendiği, üstüne üstlük cariyeler de aldığı, kadının kafes ar kasında ve peçe altında tutulduğu bir İslam ülkesinde, bir anda modern bir Avrupa toplumuna geçiş sancılı oluyordu.
Bunlardan ilki, Roma İmparatorluğu gibi zaman içinde yavaş yavaş yok olur gider. İkincisi, İngiliz Imparatorluğu. Bu örnekte plani bir tasfiye söz konusudur, hangi ülkeye ne zaman ve nasıl bir statü verileceği planlanmıştır. Üçüncüsü Osmanlı imparatorluğu. Bir gece imparatorlukta yatar, ertesi gün Cumhuriyet'te uyanırsın.