Selam nasılsınız size kapağı çok tatlı bir kitap ile geldim. Kapağı kadar içi de bir o kadar anlamlı dolu bir eserdi. Altında yatan ders çıkartmamız gereken bazı mesajları vardı. Evlilik aslında iki kişi olarak değil de bütün aile bireylerinin de içinde olduğu bir kurum. Ama bunu kimseyi kırmadan, dökmeden, incitmeden sınır koymamız bizim elimizde. Aile bireylerimiz iyi bir şey yaptıkları belki iyi niyetli olabilir ama bunun dozunu ayarlamak gerekir. Bu çiftin aileleri de bu dozu fazlasıyla aşmıştı artık. Duracak yeri bilmiyorlardı. Ama burda en çok Leyal'e kızdım. Bir kadın ne olursa olsun eşini ezdirmemeliydi. Düşünsenize evleniyorsunuz özel hayatınız yok, başbaşa vakit geçirmek yok, ve evinizin yedek anahtarı eşinizin annesinde. Özel bir an yaşayacağınız bir anda pat diye kapı açılır ve eşinizin annesi karşınızda.
Leyal çok zengin bir ailenin kızı. Üç kardeşler. Ama aralarında en akıllı olan ağabeyi idi. Ohh ne güzel sınırı çizmişti kendi ailesine karşı. Her neyse devam edeyim. Leyal aynı zamanda güzellik merkezi işletmektedir. Bir gün yolu vergi dairesine düşer.
Özgür, mütavazi bir ailenin çocuğu. Bir abisi ve ablası vardır. Vergi dairesinde memur olarak çalışıyor. Leyal ile de bir şekilde yolları kesişiyor ve evleniyorlar.
Tabi bu evlilik hiç kolay olmadı her iki tarafta birbirini istemedi ama aşkları gâlip geldi.
Özgür ve Leyal ailesinin verdiği dairede oturmaya başlarlar.
Leyal'in annesi babası sürekli Özgür'ü aşalar, onu vasıfsız görürler. Herşeyi yüzüne vururlar. Kızından az kazandığu için onu yetersiz bulurlar. Onlar yetmez gibi kız kardeşi Beril o bile laf sokar. Leyal bunlara hiç sesini çıkartmaz. Evlilikleri ipin ucundadır ama farkında değildir. Bir gün yine yemek esnasında aşalanmaya başlayan Özgür daha fazla dayanamaz ve boşanmak istediğini söyler.