Merhabalar. Haftayı böyle güzel ve özel bir kitap ile açmak istedim. Bu kitap için yazarımız için ne yazsam eksik kalacak biliyorum. Kendisi ne yazsa okurum diyeceğim yazarlardan. Biraz, belki özel olacak ama kendi adıma demek istiyorum bizlere o kadar çok değer veriyor ki , ne yazsam illaki dönüş sağlıyor bunun içinde çok tşk ediyorum kendisine. Gelelim kitabımıza.
Anavatandaki "Keşke'lerden, yavru vatandaki" Belki'lere uzanan zorlu, onurlu ve umut dolu bir yolculuk.
Ahhh diyorum okurken kaç kere dedim bilmiyorum Kıbrıs halkının acılarını, yasadıklarını, yapılan planları, savaşları, zorunlu göçlerini okurken içim acıdı. Buraları okurken öyle bir etkileniyorsunuz ki donup kalıyorsunuz. Yaşanmışlıkları okurken gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. Ama en güzeli de Aşk'tı. Kavuşanlar da var ama bir o kadar imkansız olanda. Kan, intikam daha neler neler. Kıbrıs Türk'ü sevgi, anavatan'dan gelen Yiğit ve İngiliz Sarah. İngiliz Sarah Kıbrıs üzerine bir film çekmek için Kıbrıs'a gelir. Yiğit sarah'a yardım etmesi için Sevgi'den yardım ister. Sevgi bu işe sıcak bakmaz. Çünkü geçmişte dedesinin ve babasının kaderini yaşamak istemez. Bir de geçmişte yaşadığı olaydan dolayı kimseye güvenmez. Eee yiğit bunu sadece onun başaracağını bildiğinden ikna etmek için çabalar. Ve sonunda da başarır. Yiğit'in de açıklayamasa da sakladığı bir takım sırlar vardır. Ve bundan sonra araştırmaya başladıklarında, anlatılanlardan sonra öyle olaylar,öyle acılar öğreniyorlar ki. Halktan saklanan
gerçekler.
Beni en çok yaralayan Sarah ve Terzi süha'nın sevdası. Sarah ne güzel sevmiş Süha'yı.
Sevgi Yiğit hakkında bazı şeyleri yanlış anlasa da bunları Yiğit bir türlü anlatamaz susmak zorundadır. Ama Sarah'ın mektuplarından sonra anlıyor yanlış yaptığını. Bu kitabı okuduktan sonra bir kez daha anlıyoruz.