Selamlar nasılsınız. Beni bilirsiniz asker kurgusu aşığıyım. Bugün sizlere @nurayergen kalemi olan #asiaşık ile geldim.
Yazardan okuduğum ikinci kitaptı. 671 sayfalık bir kitaptı. Sayfa sayısı sizi korkutmasın ne zaman bitti anlamadım. Aktı gitti kitap. Ki kesinlikle tam bir askeri kurgu okuyorsunuz her şeyiyle berâber. Neden mi? Çünkü tam askeri terimler işlenmiş. Çok güldüğüm kadar bir o kadar da ağladım. Şehit verilen kısımlar beni bitirdi. Onların ailelerinin yaşadığı acıyı okumak beni bitirdi. Hele bir Antepli Bahtiyar vardı . Ama bir de bir aşk vardı ki çok naif bir aşktı. Okurken hissediyorsunuz onların aşklarını. Birde Firuze ile Mirhan'ın atışmaları yok muydu beni benden aldı diyebilirim. Zaten Mirhan'ın ailesine diyecek bişey bulamıyorum mükemmel bir aile idi. Ama annesinin geçmişte yaşadıklarını okumak üzücüydü. Ahh unutmadan bir Nazlı vardı. Her eve lazım mı desem, yoksa düşman başına mı desem bilemedim siz de okuyunca bana hak vereceksiniz. Gelelim konusuna.
Firuze Şahin, küçük yaşlarda annesini hain bir pusu da şehit vermiştir. Ama o yılmadan kendini mesleğine adayan bir yüzbaşı. Dışarıdan ne kadar sert olsa da aslında içinde kopan fırtınayı bir o biliyor. Bir gün hisar karakoluna denetim kurulu ile beraber denetlemeye gider.
Mirhan Ateşoğlu, Diyarbakır'ın asi çocuğu. Kendini vatanına, bayrağına adayan bir Astsubay. Askerleri ile aralarında ne kadar ast üst olayı olsada onlara hep bir abi gibi yakındır.
Görev yaptığı karakola denetleme gelirler. Birde ne görsün aralarında bir bayan yüzbaşı. Görür görmez etkilenmeye başlar. Ama belli etmez. Çünkü Firuze sert biridir. Ve aralarındaki atışma bu saatten sonra başlıyor. İlk başta birbirine karşı bildiğiniz kedi köpek gibi olan çiftimiz sürekli karşılaşmalar sonucu duyguları ağır basmaya başlıyor. Ve ilk