Halk ve Sanat'tan Bernt Maltzahn mı? diye sordu Teo Busbeck inanamadan. Evet, dedi ressam, benim destekçim, meçhul savunucum, sen hala bilmiyorsan tabii. Çok fazla risk almış, ama hiçbirimiz farkına bile varamamışız. Doğruyu görememişiz işte.
Maltzahn ağzını açtı, söz isteyecekmiş gibi elini kaldırdı, sonra öksürerek başını salladı. Bakışları ressamla Teo Busbeck arasında gidip geliyordu. Kollarını açarak, lütfen izin verin de anlatayım, dedi. Ama ressam onu dinlemek istemiyordu artık, sessizce yaklaştı, yüzünde reddeden bir ifade, ne öfkeli ne de hor gören, fazla abar tılı da olmayan bir sesle kapıyı gösterdi: Dışarı! Maltzahn şaşkınlıkla bakınca tekrarladı: Dışarı! Ben de orada daha fazla kalmak istemedim, tek kelimelik bu talepten sonra hemen geri çekildim. Maltzahn ise hafifçe sallandı, sendeleyerek doğruldu, sessiz harflere belirgin bir keskinlik kazandırarak, iyi günler, dedi ve gitti.
Gerçekten Maltzahn mıydı? diye sordu Busbeck. Görüyorsun, dedi ressam, ne kadar çabuk çıkıyorlar deliklerinden. Bir süre ortalıkta görünmeyeceklerini sanırsın, değil mi? Ses çıkarmamalarını, yok olmalarını, karanlıkta kendi utançlarıyla baş başa kalmalarını. a daha nefes almana fırsat kalmadan onlar yine ortalıkta. Biliyordum, günün birinde geleceklerdi, ama bu kadar çabuk, Teo, böylesine hızlı olabilecekleri aklıma gelme mişti. Şu sorunun cevabı nedir sence: Hangisi daha fazla, unutkanlıkları mı, utanmazlıkları mı Oysa daha nefes almana fırsat kalmadan onlar yine ortalıkta. Biliyordum, günün birinde geleceklerdi, ama bu kadar çabuk, Teo, böylesine hızlı olabilecekleri aklıma gelme mişti. Şu sorunun cevabı nedir sence: Hangisi daha fazla, unutkanlıkları mı, utanmazlıkları mı?