Senin için ilk kez üzülüyorum o halde. Geçmişte hatırlanmaya değer hiçbir şey yoktur başkanın kızı; geçmişte kalan şey geçmiştir, kafanın içini onlarla doldurmaya gerek yoktur.
"Kafesin kapısını aralamak mı niyetin, bu kadar pervasız davranınca o kafesi kıracağını mı düşünüyorsun?"
"Gerçek tutsaklık kafesin içinde olmak değil. Sen kapısı açık bir kafesin içindesin; asıl tutsaklık bu."
Benim için aşk buydu; sevdiği çocuğun, sevdiği kız için dinlediği o şarkıyı dinlerken ağlamaktı. Aşk, sırf onu bırakıp giden olmamak için ondan sonra ölmeyi dileyebilecek kadar aklını kaçırmaktır. Aşk, üç harften oluşan ama milyonlarca cümlenin bule ifade edemediği duygu tamlamasıydı.