Nerede tükettin ömrünü ? Bir hareketin hatırası , bir tutkunun işareti , bir maceranın parıltısı , güzel ve firari bir cinnet…
Geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor , seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor . İz bırakmadan kayıp gittin ; senin rüyan neydi peki ?
Fiiliyatımızın kaynağı, kendimizi zamanın merkezi, nedeni ve sonucu zannetmeye bilinçsizce meyilli olmamızdandır. Reflekslerimiz ve gururumuz, teşkil ettiğimiz et ve bilinç parçasını bir gezegene dönüştürür. Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik ; eğer kıyaslamak , yaşamak ‘ tan ayrılmaz olsaydı, mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi. Ama yaşamak, kendi boyutlarına karşı körleşmektir…