Gerçekten de, bazı insanları soğuk ya da sıcak bulmamıza sebep olan, bir kişiliği diğerinden ayıran, tereddüt etmeyen, şaşırmayan, asla yanılgıya düşmeyen, kendi karanlığını aydınlatan, buyurgan, aklın tüm tavsiyelerine ve mantığın tüm ahlak bozuculuğuna karşı koyan bir içgüdü vardı.
Haksızlık onu hırçınlaştırmış, sefalet çirkinleştirmiş, geriye, iri oldukları için daha büyük bir kederi yansıtırmış gibi görünen güzel gözleri kalmıştı.
Hayatında güneşe, güzel yaz günlerine, serin nisan sabahlarına yer yok denebilirdi. Ruhunu hangi hava deliğinden sızan ışığın aydınlattığını bilemiyorum.
Öfke saçma ve çılgınca olabilir, haksız yere sinirlenilebilir; incinme duygusu ise ancak kişinin aslında bir şekilde haklı olduğunu düşündüğünde ortaya çıkabilir. Kendisini incinmiş hissediyordu.