Merhaba kitap severler;Size melankolik yazarın, herkesin kütüphanesinde olan bir kitapla geldim.
Kitap tamamen yanlızlığa, yabancılaştırmaya, ötekileştirmeye aile ve iş ilişkilerinin toplumda ki yerini temsil ediyor. Ben konusuna geçmeden önce bir okuyucu olarak yayınevinin puntoları küçük olduğundan dolayısıyla okuma sürecim uzadı. İster istemez sancılı bir şekilde ilerledi. Bu konuda yayınevinin hassasiyetini biliyorum. Yeni baskıda revize edileceğini düşünüyorum.
Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerinden uyandığında, kendi yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu." Edebiyat dünyasının en ikonik cümlesiyle başlar bu muhteşem kitap.
Küçük bir öykü gibi görünen kitapda Kafka'nın devasal anlatımıyla büyülenmemek imkansızdır.
Sistemin içinde küçük bir insan olmayı reddenlerin çevresinin hatta ailesinin gözünde böceğe dönüşmesini, toplum ve ailesi tarafından reddelişini ve dışlanmasını anlatır.
Ben nedense yazarın yorumunu sevemiyorum.Fakat ince mesajlarından ötürü okunmasını tavsiye ederim.
Yoruma gelince ;
Gregor Samsa'nın görevi ailesine bakmak ve onların borçlarını ödemektir.Lakin yaşadığı dönüşüm sonucu işe gidememektedir.Ailesinin, patronunun ihtiyaçlarını karşıladığı sürece sevilir.Hatta sevilmesi bile "varlığından" değil "yararından" gelir.Değişim sonucu kimsenin beklentilerine cevap veremediğinde tiksinilen, korkulan,dışlanan bir böcek olur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerinden uyandığında, kendi yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu." Edebiyat dünyasının en ikonik cümlesiyle başlar bu muhteşem kitap.
Küçük bir öykü gibi görünen kitapda Kafka'nın devasal anlatımıyla büyülenmemek imkansızdır.
Sistemin içinde küçük bir insan olmayı reddenlerin çevresinin hatta ailesinin gözünde böceğe dönüşmesini, toplum ve ailesi tarafından reddelişini ve dışlanmasını anlatır.
Ben nedense yazarın yorumunu sevemiyorum.Fakat ince mesajlarından ötürü okunmasını tavsiye ederim.
Yoruma gelince ;
Gregor Samsa'nın görevi ailesine bakmak ve onların borçlarını ödemektir.Lakin yaşadığı dönüşüm sonucu işe gidememektedir.Ailesinin, patronunun ihtiyaçlarını karşıladığı sürece sevilir.Hatta sevilmesi bile "varlığından" değil "yararından" gelir.Değişim sonucu kimsenin beklentilerine cevap veremediğinde tiksinilen, korkulan,dışlanan bir böcek olur.
Merhaba kitap severler
Sahi ya bu insanlar neden bu kadar mutsuz? Geçim derdi ya da ensesi kalınlarında güven duymadığından güç adı altından karanlık taraflarını gizleyip göstermediğinden olabilir mi? Ya da güçsüzü güçlünün ezmesinden harcamasından olabilir mi? Bu liste uzar gider. Bende elime kalemi alsam çok şey yazarım belki ama önemli olan boğmadan okuyucuya saygı duyarak yazmak değil mi?
Yazar, çocukluğundan hayatından örneklendirerek tecrübelerini adeta satır aralarında herşeyi ben bilirim mesajı vererek mutsuzluğun kitabını yazmış. Kişiye göre değişen mutsuzluk ve tatmin sizlik arasında sıkışan insanları bu şekilde sınıflandırmak açıkcası benim hiç hoşuma gitmedi. Hele ilk sayfalarda mizahı bir şekilde anlatılam mahalle arası ve okul yolculuğu resmen benimde bıyık altı gülmeme sebep oldu.
Şimdi yaşadığın çoğrafya da en iyi koşullarla yaşayan ile varoş bir mahallede elindekilerle yetinenlerin hissettikleri aynı olabilir mi? Günümüzde de onca diplomalara sahip olurken o sistemin içinde debelenirken eğitim için şartlarımızı ne kadar zorlasakta sonu bir şekilde ya bir mağazada diplomalı tezgahtara ya da diplomalı tekstilciye çıkıyor. Sakın ola yanlış anlamayın kimsenin ekmek kavgasına çalıştığı yerleri küçümsediğim yok benim haddime değil, bilakis geçim derdiyle çabalamak saygıyı gerektirir.
Demem o ki altın tepside sunulan hayatla dişini tırnağına takılan hayat aynı olabilir mi? Gel de mutlu ol arkadaş.