Niçin? Anlamadım! Yanılıyorsunuz kuşkusuz! Siz benim ruhumda, bir ayaklık üzerinde, yüksek bir yerde, sağlam, lekesiz bir Meryem Ana heykeli gibisiniz. Yaşamam için siz gereksiniz bana! Arkadaşım olun, kardeşim olun, meleğim olun!
Ona göre, aşk yıldırımlarla, şimşeklerle birdenbire gelirdi; insanın üzerine göklerden boşanan, yaşayışını altüst eden, bütün güçlerini elinden birer yaprak gibi yolan, gönlünü olduğu gibi uçurumlara sürükleyen bir kasırga.
Yoksulluğun, açlığın ve hastalığın ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Bizi buna mahkum edenleri de tanıyoruz. Bizim mücadelemiz bunların düzeltilmesi içindir. Bu düzen bize karşı olduğu için sürekli ensemizdeler. Açlıktan ve soğuktan kaç kişi kırılıyor bu ülkede biliyor musunuz? Ekmeklerimizi elimizden alıyor ve bizi sürünmeye mahkum ediyorlar. Cahiliz... Cahilliğimizi giderecek donanımları kazanmak gibi bir derdimiz de yok. Rüyalarımıza bile ipotek koydular ve kabus olarak sundular bize. Söyleyin, böyle yaşamıyor muyuz?