Kitap sever

Kitap sever
@Kitapseverizes
Dikenli teller aşsam araziler mayınlı
Başka konuşacak bir şeyleri yok muydu? Oysa ikisinin de gözleri daha anlamlı bir konuşma ile doluydu. Gelişigüzel sözlerle konuşmaya çalışırlarken, içlerine bir baygınlık çöktüğünü duyuyorlardı, ruhun mırıltısı gibi bir şeydi bu; seslerin üstüne çıkan, derin, sürekli bir şey. Bu yepyeni tatlı duygudan şaşkınlığa kapılmışlar, bunu birbirlerine anlatmayı ya da nedenini araştırmayı düşünmüyorlardı bile. Gelecek mutluluklar, sıcak ülkelerin kıyıları gibi önlerindeki enginlere doğuşlarındaki yumuşaklıkları sererler, hoş kokulu bir esinti saçarlar; insan da bu baş dönmesi içinde görünmeyen uzaklıklardan tasa bile duymaz.
Reklam
Üzerine bir savaşçılık ruhu gelmiş, onu bambaşka bir kadın yapmıştı. Erkeklerle dövüşmek, suratlarına tükürmek, hepsini ezip geçmek isterdi. Yaşaran gözleri ta ilerileri araştırarak benzi solmuş, öfkeli, tir tir titreyerek hızlı, dosdoğru gidiyordu. Duyduğu boğucu hınçtan sevinç duyar gibiydi.
Hiçbir zaman kendisine karşı bu kadar saygı, başkalarına karşı da bu kadar tiksinti duymamıştı.
Ona öyle geliyordu ki kader onu kovalamakta işi azıtmıştı. Bundan dolayı da benlik duygusu kabarıyordu.
Birinin ölümünden sonra ortalığa bir şaşkınlık yayılır gibi olur; hiçliğin böyle birdenbire çıkagelmesini anlamak, ona boyun bükerek inanmak çok güçtür çünkü.
Reklam