Kalben her zaman bildiğiniz ama asla kelimelere dökmediğiniz bir gerçeği duymak ne tuhaftır. Günün birinde biri gelip bu gerçeği sizin adınıza söyler; işte, bu senin hayatın; dön de bir bak. Söylenenleri duyup duymamak sizin elinizdedir.
Söylemek zor. Aşkın nefrete dönüştüğü o anı dakikası dakikasına kim belirleyebilir? Ben sadece her şeyin eninde sonunda bittiğini biliyorum. Özellikle mutluluğun. Özellikle aşkın.
Kimse gerçeği görmek istemez; hepimiz bir peri masalı duymanın peşindeyiz. Lana'nın hikâyesi de dıştan öyle görünüyordu. Büyülü, rüya gibi bir yaşam. Ama şu hayatta öğrendiğim bir şey varsa o da hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığıdır.