Kimse gerçeği görmek istemez; hepimiz bir peri masalı duymanın peşindeyiz. Lana'nın hikâyesi de dıştan öyle görünüyordu. Büyülü, rüya gibi bir yaşam. Ama şu hayatta öğrendiğim bir şey varsa o da hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığıdır.
Yaşadım yaşayalı kendimi anlatıyorum, kendimle olan sıkıntılarımın en küçüğü bile, üzerine biraz eğilecek olsam, bir büyünün etkisiyle [...] serpilip ezgili uçurumlarda açan renkli çiçeklere dönüyor hemen.
Sevmekten âciziz, sevilmek için gereken sözlerse daha söylemeden yorar bizi. Zaten içinizden kim ister ki sevilmeyi? René'nin severek yoruyorlardı onu, sözü, tam olarak şiarımız sayılmaz. Sevilmeyi düşünmektir bizi tek yoran, telaşa düşürecek kadar yorar hem de.